Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Kötü Niyetli Marka Tescili Nedir?

Kötü niyetli marka tescili, markayı gerçek bir kullanım amacıyla değil; başkasının emeğinden veya ününden haksız yararlanmak için tescil ettirmektir.

Kısaca

Kötü niyet, marka hukukunun en ağır değerlendirme sebeplerinden biridir ve çoğu zaman itiraz veya hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülür. Markayı kullanma niyeti olmaksızın yalnızca başkasının önünü kesmek veya pazarlık konusu yapmak amacıyla yapılan başvurular bu kapsamda değerlendirilir.

Kötü niyetin doğrudan ispatı çoğu zaman güçtür; ancak başvuru zamanı, tarafların önceki ilişkisi, piyasa bilgisi, markanın önceki kullanımı ve başvuru sahibinin davranışları üzerinden ortaya konabilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/9

İlgili Mevzuat

Kötüniyetle yapılan marka başvuruları, itiraz üzerine reddedilir.

6769 sayılı SMK — mevzuat.gov.tr

Emsal Karar

Mahkeme Kararından

Davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu ileri sürülerek Kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep edilmiştir.

T.C. Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/485, K. 2024/97

Yukarıdaki karar bir ilk derece mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi) kararıdır; emsal niteliğinde olup Yargıtay kararı değildir.

Sonuç

Kötü niyetli başvurular, somut delillerle ortaya konduğunda itiraz veya hükümsüzlük yoluyla engellenebilir.

Kötü Niyeti Gösteren Somut Belirtiler

Kötü niyet iddiası soyut bir suçlama olarak ileri sürüldüğünde çoğu zaman sonuç vermez; değerlendirmeyi yapan merci somut belirtiler arar. Başvuru sahibinin önceki hak sahibiyle ticari ilişki içinde bulunmuş olması, aynı sektörde faaliyet göstermesi, dağıtıcılık veya bayilik görüşmeleri yürütmüş olması sıkça karşılaşılan işaretlerdir. Başvurunun markayı kullanma amacı taşımadan yalnızca engelleme veya devir bedeli elde etme amacıyla yapıldığını gösteren yazışmalar da tabloyu tamamlar. Bu tür belirtiler dosyanın en başında derlenip kronolojik bir sıraya yerleştirildiğinde anlatım çok daha inandırıcı hâle gelir.

Bir diğer belirti, başvurunun kapsamıdır. Fiilî faaliyet alanıyla hiçbir bağlantısı bulunmayan geniş mal ve hizmet listeleri, işaretin gerçekten kullanılacağı yönündeki iddiayı zayıflatır. Aynı kişinin farklı tanınmış işaretleri arka arkaya başvuruya konu etmesi, seri hâlde yapılan başvurular da dikkat çeker. Bu belirtiler tek başına yeterli olmasa bile birlikte değerlendirildiğinde niyetin ortaya konmasında güçlü ve tutarlı bir bütün oluşturur. Bu nedenle iddianın her bir unsuru için hangi belgenin dayanak gösterileceği önceden belirlenmeli ve dosyada ayrı ayrı numaralandırılmalıdır.

İtiraz ve Dava Yolunda İzlenecek Adımlar

Kötü niyet iddiası, markanın yayımlanması üzerine yapılacak itirazla gündeme getirilebilir. Yayıma itiraz için kanunda öngörülen iki aylık süre kaçırıldığında yol tümüyle kapanmaz; tescilden sonra mahkemeden hükümsüzlük istenebilir. Hangi yolun seçileceği, delillerin olgunluğuna ve karşı tarafın piyasadaki davranışına göre belirlenir. Süreç boyunca sicildeki değişikliklerin izlenmesi, markanın üçüncü kişilere devredilmesi ihtimaline karşı önem taşır. Ayrıca aynı kişiye ait diğer başvuruların da izlenmesi, tekrarlayan davranışın ortaya konması bakımından oldukça yararlı olmaktadır.

Deliller mümkün olduğunca tarih içerecek biçimde toplanmalıdır. Sözleşmeler, sipariş kayıtları, faturaların tarihleri, elektronik posta trafiği ve tanıtım materyalleri, önceki kullanımın ve taraflar arasındaki ilişkinin ispatında kullanılır. Yurt dışındaki kullanımı gösteren belgeler de dosyaya eklenebilir. Hükümsüzlük davalarında görevli mahkeme fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemesidir; bu nedenle hazırlığın dava diline uygun biçimde yapılması ilerleyen aşamada zaman kazandırır. Uzun süren dosyalarda belgelerin dijital kopyalarının ayrı bir arşivde tutulması, ilerleyen aşamalarda ortaya çıkan erişim sorunlarını da ortadan kaldırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kötü niyetli marka tescili nedir?

Markayı gerçek bir kullanım amacıyla değil, başkasının emeğinden veya ününden haksız yararlanmak için tescil ettirmektir. Yalnızca başkasının önünü kesmek ya da markayı pazarlık konusu yapmak amacıyla yapılan başvurular da bu kapsamdadır. Kötüniyetle yapılan başvurular, 6769 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca itiraz üzerine reddedilir.

Marka başvurusunda kötü niyet nasıl ispatlanır?

Doğrudan ispatı çoğu zaman güçtür; kötü niyet, başvurunun zamanlaması, tarafların önceki ticari ilişkisi, başvuru sahibinin piyasa bilgisi, markanın önceki kullanımı ve başvuru sonrasındaki davranışlar üzerinden ortaya konur. Yazışmalar, sözleşmeler ve tarihli kullanım kayıtları bu değerlendirmede belirleyici delil oluşturur.

Kötü niyetli tescile karşı hangi yollar izlenebilir?

Marka henüz yayımlanmışsa yayıma itiraz yolu kullanılır; itiraz süresi 6769 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yayımdan itibaren iki aydır. Tescil gerçekleşmişse aynı Kanunun 25. maddesi çerçevesinde hükümsüzlük talep edilebilir. Her iki yolda da iddianın somut delillerle desteklenmesi gerekir.

Kötü Niyetli Tescile Karşı

Marka, patent ve tasarım süreçlerinizi avukat ve TÜRKPATENT vekili kadromuzla birlikte değerlendirelim.

Bizimle iletişime geçin