Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Madrid Protokolü ile Uluslararası Marka Tescili

Madrid Protokolü, tek bir başvuruyla birden fazla üye ülkede marka koruması talep edilmesini sağlayan uluslararası bir sistemdir.

Kısaca

Madrid sistemi, işletmelerin tek bir uluslararası başvuruyla, seçtikleri çok sayıda üye ülkede marka koruması talep etmesine olanak tanır. Başvuru, başvuru sahibinin ülkesindeki esas marka veya başvuruya dayanır ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) nezdinde işlem görür.

Türkiye'de yerleşik başvuru sahipleri, uluslararası başvurularını TÜRKPATENT aracılığıyla yapar. Sistem, her ülkede ayrı ayrı başvuru yapma yüküne göre zaman ve maliyet avantajı sağlar; ancak her ülke kendi mevzuatına göre korumayı kabul veya reddedebilir. Bu nedenle ülke seçimi ve başvuru stratejisi önemlidir.

Madrid Protokolü ve 6769 sayılı SMK

İlgili Mevzuat

Markaların uluslararası tesciline ilişkin Madrid Protokolü kapsamında yapılan başvurular, başvuru sahibinin esas marka veya başvurusuna dayanır ve menşe ofis aracılığıyla Dünya Fikri Mülkiyet Örgütüne iletilir. Türkiye bakımından menşe ofis Türk Patent ve Marka Kurumudur ve koruma, belirlenen her ülkenin ulusal mevzuatına göre değerlendirilir.

6769 sayılı SMK — mevzuat.gov.tr

Sonuç

Madrid Protokolü, çok ülkeli marka korumasını tek başvuruyla mümkün kılar; doğru ülke ve strateji seçimi sürecin verimini belirler.

Merkezî Saldırı ve Dönüştürme

Uluslararası tescil, ilk beş yıl boyunca menşe ofisteki esas başvuru veya tescile bağlıdır. Bu dönemde esas kayıt herhangi bir nedenle geçersiz kalırsa, uluslararası tescil de aynı ölçüde etkilenir. Uygulamada merkezî saldırı olarak anılan bu durum, seçilen bütün ülkelerdeki korumayı birden zayıflatabilir. Bu nedenle esas kaydın sağlamlığı, uluslararası başvuru öncesinde ayrıca ve dikkatle değerlendirilmelidir. Esas kayda karşı yürütülen itiraz veya dava süreçlerinin de bu dönem boyunca yakından izlenmesi büyük önem taşır.

Bağımlılık nedeniyle koruma düşerse tümüyle hak kaybı yaşanmaz. Belirlenen ülkelerde ulusal başvuruya dönüştürme imkânı vardır ve bunun için tanınan üç aylık süre içinde hareket edilmesi gerekir. Dönüştürülen başvurular, uluslararası tescilin tarihini korur. Ancak her ülkede ayrı ücret ödenmesi ve ayrı vekille çalışılması gerekebileceğinden, bu ihtimalin maliyet planlamasında baştan hesaba katılması yerinde olur. Bu nedenle uluslararası başvuru planlanırken olası bir dönüştürme senaryosunun da yazılı olarak önceden hazırlanması yerinde olur.

Ülke Seçiminde Dikkat Edilecekler

Ülke seçimi yapılırken üretimin, satışın ve fikrî hak ihlallerinin yoğunlaştığı pazarlar birlikte düşünülmelidir. Yalnızca mevcut ihracat listesine bakmak, üretimin yapıldığı veya taklidin çıktığı ülkeleri gözden kaçırmaya yol açar. Bölgesel sistemlerin tek başvuruyla geniş bir coğrafya sunduğu hâllerde bu seçenek ayrıca değerlendirilir. Seçim, ticari plan değiştikçe sonradan yapılacak genişletme talepleriyle güncellenebilir. Ayrıca hedef ülkelerdeki tescil ve yenileme takviminin baştan çıkarılması, ilerleyen yıllarda süre kaçırılmasını önleyen basit bir tedbirdir.

Her ülke başvuruyu kendi mevzuatına göre inceler ve geçici ret kararı verebilir. Böyle bir durumda o ülkede yerel vekil aracılığıyla cevap verilmesi gerekir ve cevap süreleri ülkeden ülkeye değişir. Mal ve hizmet listesinin bazı ofislerde daha ayrıntılı yazılmasının beklendiği de bilinmelidir. Başvuru öncesinde listenin hedef pazarların uygulamasına uygun biçimde hazırlanması, sonradan çıkacak yazışmaları azaltır. Ret kararlarının izlenmesi için düzenli bir takip düzeni kurulması da bu aşamada büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Madrid Protokolü nedir ve nasıl işler?

Madrid Protokolü, tek bir uluslararası başvuruyla birden fazla üye ülkede marka koruması talep edilmesini sağlayan sistemdir. Başvuru, sahibinin ülkesindeki esas marka veya başvuruya dayanır ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde işlem görür. Her ülkede ayrı başvuru yapma yüküne göre zaman ve maliyet avantajı sunar.

Türkiye'den Madrid başvurusu nasıl yapılır?

Türkiye'de yerleşik başvuru sahipleri uluslararası başvurularını TÜRKPATENT aracılığıyla yapar; TÜRKPATENT menşe ofis olarak dosyayı WIPO'ya iletir. Başvurunun dayanacağı esas marka ya da başvurunun Türkiye'de bulunması gerekir. Koruma istenen ülkeler başvuruda belirtilir ve talep bu ülkelerin ofislerine bildirilir. Hedeflenen ülkeler ile mal ve hizmet kapsamı başvuru sırasında dikkatle belirlenmelidir.

Madrid tescili her ülkede otomatik koruma sağlar mı?

Hayır, belirlenen her ülke korumayı kendi mevzuatına göre kabul veya reddedebilir. Uluslararası tescil, ulusal incelemenin yerine geçmez; bir ülkedeki ret diğerlerini kendiliğinden etkilemez. Bu nedenle ülke seçimi ile mal ve hizmet kapsamının stratejik planlanması, sistemin avantajından gerçekten yararlanmak için belirleyicidir.

Uluslararası Marka Tesciliniz İçin

Marka, patent ve tasarım süreçlerinizi avukat ve TÜRKPATENT vekili kadromuzla birlikte değerlendirelim.

Bizimle iletişime geçin