Bize ulaşın! 0535 664 07 63 [email protected] Hukuk Hizmetleri: cmyhukuk.com

Marka Üzerinde Rehin ve Haciz

Marka, ekonomik değeri olan bir hak olduğundan rehnedilebilir ve haczedilebilir.

Kısaca

Marka, malvarlığına dahil edilebilen ve ekonomik değer taşıyan bir haktır; bu nedenle bir borç ilişkisinde teminat olarak rehnedilebilir veya alacaklılar tarafından haczedilebilir. Rehin, markanın işletmeden bağımsız olarak da tesis edilebilmesine imkân tanır.

Marka üzerindeki rehin ve haciz işlemlerinin TÜRKPATENT siciline kaydedilmesi, bu işlemlerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi açısından önemlidir. Sicile kaydedilmeyen işlemler, iyi niyetli üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurmayabilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 148 ve m. 149

İlgili Mevzuat

Sınai mülkiyet hakkı işletmeden bağımsız olarak rehnedilebilir ve haczedilebilir. Rehin ve haciz dâhil hukuki işlemler, taraflardan birinin talebi üzerine sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Sicile kaydedilmeyen hukuki işlemler, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

6769 sayılı SMK — mevzuat.gov.tr

Sonuç

Marka, rehin ve haciz yoluyla finansal işlemlere konu olabilen değerli bir varlıktır; bu işlemlerin sicile kaydı hukuki güvence sağlar.

Rehin ve Haciz Sürecinde İzlenecek Adımlar

Rehin işlemi çoğu kez bir kredi ilişkisinin teminatı olarak gündeme gelir. Taraflar önce markanın sicil kaydını inceleyerek hak sahibinin kim olduğunu, marka üzerinde önceden kurulmuş bir hak bulunup bulunmadığını ve koruma süresinin devam edip etmediğini doğrular. Sözleşme hazırlandıktan sonra 6769 sayılı Kanunun m.148 hükmü uyarınca işlemin sicile kaydı talep edilir. Kayıt tamamlanmadan yapılan düzenlemeler taraflar arasında sonuç doğursa da üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Haciz ise alacaklının talebi üzerine icra dairesinin yazısıyla sicile işlenir. Bu aşamada markanın gerçek değerinin belirlenmesi önem taşır; kullanım yoğunluğu, tescilin kapsadığı mal ve hizmetler ile markanın piyasadaki bilinirliği değerlendirmeye esas alınır. Satış yapılması hâlinde yeni hak sahibi, markayı devraldığı kapsamla bağlı olur. Bu nedenle sürecin başında kapsamın net biçimde tespit edilmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.

Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorunlar

En yaygın sorun, sicile kayıt aşamasının ihmal edilmesidir. Taraflar sözleşmeyi imzalayıp işlemi tamamlanmış sayar; ancak marka daha sonra iyiniyetli bir üçüncü kişiye devredildiğinde teminatın etkisi tartışmalı hâle gelir. İkinci sorun, koruma süresinin takip edilmemesidir. Yenilenmeyen bir marka koruma dışında kaldığında üzerindeki teminat da ekonomik anlamını yitirir; bu nedenle yenileme yükümlülüğünün sözleşmede açıkça düzenlenmesi yerinde olur.

Bir diğer risk, markanın ciddi biçimde kullanılmamasıdır. Kullanmama, ilgililerin talebiyle iptal sonucunu doğurabileceğinden teminatın değerini doğrudan etkiler. Ayrıca devir, lisans ve rehin işlemlerinin birbirine karışması da uygulamada sorun yaratır; her işlemin kapsamı ve süresi ayrı ayrı yazılmalıdır. Marka portföyü geniş işletmelerde hangi tescillerin işleme konu edildiğinin tescil numaralarıyla belirtilmesi, ileride yaşanacak belirsizliği büyük ölçüde önler.

Sıkça Sorulan Sorular

Marka rehnedilebilir mi?

Evet; marka, ekonomik değer taşıyan ve malvarlığına dâhil edilebilen bir hak olduğundan bir borç ilişkisinde teminat olarak rehnedilebilir. 6769 sayılı SMK m.148 ve devamındaki hükümler uyarınca sınai mülkiyet hakkı işletmeden bağımsız olarak rehne konu olabilir. Bu, markanın işletmeden ayrı bir finansman aracı olarak kullanılmasına imkân tanır.

Marka haczedilebilir mi?

Evet; marka, alacaklılar tarafından haciz konusu yapılabilen bir malvarlığı unsurudur ve işletmeden bağımsız olarak haczedilebilir. Haciz işlemi, taraflardan birinin talebi üzerine TÜRKPATENT siciline kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Böylece markanın hukuki durumu üçüncü kişiler bakımından görünür hâle gelir. Marka, bu yönüyle icra takiplerinde nakde çevrilebilecek bir varlık olarak değerlendirilir.

Rehin veya haciz sicile kaydedilmezse ne olur?

Sicile kaydedilmeyen hukuki işlemler iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez; kayıt yapılmadığında rehin ya da haciz alacaklısının konumu zayıflar. Bu nedenle işlemin sicile kaydı, hakkın üçüncü kişilere karşı korunması bakımından belirleyicidir. Kayıt talebi taraflardan biri tarafından yapılabilir. İşlem ayrıca Bültende yayımlanarak kamuya duyurulur.

Marka Rehin/Haciz İşlemleriniz İçin

Marka, patent ve tasarım süreçlerinizi avukat ve TÜRKPATENT vekili kadromuzla birlikte değerlendirelim.

Bizimle iletişime geçin